hayat amacımız, gizli hazinemiz

Hayat amacı, yapmaktan zevk aldığımız ve yaparken yorulmadığımız, zamanın nasıl geçtiğini bilemediğimiz ve böylece hem kendimize hem de insanlığa hizmet etmemiz için Allah tarafından bize verilmiş olan gizli yeteneğimizdir.

Bunu keşfeden kişi, topluma bu yolla hizmet edebildiği için, insanlığı (atalarını) da şifalandırmış olur. En iyi yaptığı işi yaparak insanlığa hizmet ettiği gibi, doğal olarak işini iyi ve kolaylıkla yapabildiği için para da kazanır. Parasının bereketi olur.

Yakın genetik atalarımız, kendi gerçek yeteneğimizi bulmak ve gizli hazinemizi ortaya çıkarmak için, bize en uygun olanlardır.

Ancak, ne ironidir ki; onlardan gerçek anlamda özgürleştiğimizde, kendi ruhumuzun gerçek isteklerini keşfedebiliriz. Bu keşif, kendi gerçek hislerimizle irtibata geçebildiğimizde yapılabilir. Bu ise, kişinin genetik atalarından özgürleşmesi ve kendi üst benliği ile her an irtibatta olması manasına gelir. Bu hal, bir ruhsal tekamül seviyesidir. Bu seviyenin insanı, hem iş hem de özel hayatında, ilişki sorunları yaşamaz.

Hazzı ve yüksek mutluluğu; işinden, eşinden, üretken olduğu alandan ve her türlü insani ilişkisinden alabildiği bir durumun içindedir. Kişi, eşya ya da zararlı alışkanlıklara bağımlılık geliştirmez. Zira, hazzı ve yüksek mutluluğu; işinden, eşinden, üretken olduğu alandan ve her türlü insani ilişkisinden alabildiği bir durumun içindedir.

Hepsi birbiriyle bağlantılı ve paraleldir.

İnsanlığa hizmet etmenin bir yolu da, bir çocuk dünyaya getirmek ve onu iyi yetiştirebilmektir.

Bir çocuğu iyi yetiştirmek de yüksek bir ruh ve kendi gerçekliğine ulaşmış ve kendini gerçekleştirmiş bir insanın yapabileceği şeydir. Bunu yapabilmek, atalarımızdan gelen negatif inanç ve duygu kalıplarının (ego kimliğinin) dışına çıkabilmekle mümkündür. Aynı paralelde; kendini iyi yetiştiren bir insan, içindeki çocuğun gerçek ihtiyaçlarını bilen ve bu ihtiyaçları karşılayabilecek gücü ve bilgisi olan insandır. İçimizdeki çocuğun dışarıdaki yansıması, ilk olarak dünyaya getirdiğimiz kendi çocuğumuzdur.

Çocuğumuzun gerçek ihtiyaç ve isteklerini görebilmek ve bunlara saygı duyabilmek de olgun bir ruh olmayı gerektirir. Dolayısıyla, ancak kendini iyi yetiştirebilen bir insan, iyi bir çocuk yetiştirebilir. Bu ise yine, negatif inanç ve duygu kalıplarımızı kırmakla mümkün olur. Böylece, negatif inanç ve duygu kalıplarını bize aktaran atalarımız da şifalanmış olur.

Zira, kendi başlattıkları negatif inanç ve duygu kalıpları alt soya aktarılmadığı için, daha fazla vebal almaktan muaf olacaklardır. Üretimlerimizle atalarımıza ve insanlığa hizmet eden bir kişi olmak ve böyle topluma ve kendisine faydalı, mutlu bireyler yetiştirmek dileğiyle…

Füsun Gençer

Aile ve İlişki Danışmanı

Yaşam Koçu

Regresyon Uzmanı

@gencerfusun

5053466004

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir