Evlilik, toplum ve Psikoloji

Bir insan başka bir şeydir ama iki insan bambaşka bir şeydir.

İki insandan kainat oluşur, dünya oluşur, insanlık oluşur.

Toplum olarak bir arada ve etkileşimde olmak insan psikolojisi açısından son derece önemli ve gereklidir. Nasıl ki, toplumda herkes kendi geçimini sağlamak için bir iş yapıyor fakat aynı zamanda topluma da hizmet etmiş, faydalı olmuş oluyorsa, ruhsal anlamda da herkes aynı şekilde hem kendisi ve hem de toplumun faydasına tekamül etmektedir.

Herkes, maddi ya da manevi insanlığı yüceltmek anlamında, insanlığın yüklerinin bir ucundan tutar.

Bir insan, kendisinde bulunan bir manevi yükten kurtulduğunda, bir negatif halini düzelttiğinde, hem görünen hem de görünmeyen anlamda topluma ve kendisine faydalı olur.

Elbette her insan, taşıyabileceği kadar yük alır ve hem kendisinin hem de insanlığın tekamülünde rol almak için gönüllü olur.

Toplum olarak evrilmek, tekamül etmek daha kolay ve hızlı olduğundan; evlenmek, yuva kurmak ve toplumun en küçük parçası olan aileyi oluşturmak, insanlığın devamı ve tekamülü için son derece önemli ve gereklidir.

Bütün kutsal kitaplar ve Peygamberimiz de evlenmeyi tavsiye etmiştir.

Aile ve yuva kurma yolunda olan iki insan, birbirlerini gerçek aşkla ve hakikatin bilgisi ile severlerse; eksikliklerini objektif bir şekilde birbirlerine aynalar ve güzel bir şekilde ifade ederlerse; orada daha hızlı, daha kolay ve daha etkin bir tekamül başlar.

Bereket, huzur ve sağlık artar...

Evli çiftler birbirlerini sayar, sever, destekler ve açık iletişim kurarlarsa, maddi ve manevi her anlamda çok daha ileriye gitme potansiyelleri olur.

Elbette, hakikat bazındaki bir birliktelik ile dünyevi hazlar peşinde kurulan birliktelikler aynı değildir…

Cinsel birliktelik yaşadığımız bir insan ile bilinç altlarımız da karışır. Uzun süreli bir birliktelik ise, çiftler birlikte tekamül edeceğinden, bunda bir sorun yoktur. Ancak, kısa süreli geçici birliktelikler ile kendi bereket ve huzurumuzu kaptırmamız ve ruhumuzun kirlenmesi, enerjimizin bozulması riskine girmiş oluruz.

Gerçek sevgi, güven ve hakikat üzerine kurulmuş birliktelikler ve gerçek aşklar nasip olsun hepimize…

Zira, mutlu aileler mutlu toplumları oluşturur. Tersi durumda ise, ailemiz ya da ait olduğumuz toplum, ruhumuzun gelişmesini engellemeye başlar. Bu durumda, bırakıp gitme zamanının geldiğini anlamak ve bırakıp gidebilecek cesareti bulmak gerekir.

Her durumda, ruhumuza ve ruhumuzun gelişimine yani tekamülümüze sahip çıkmak dileğiyle…

Füsun Gençer

Yaşam Koçu, Aile ve İlişki Danışmanı

@gencerfusun

0505 346 60 04

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir